|
Göz Tansiyonuna Dikkat
Halk arasında ”Karasu” olarak bilinen Glokom’un (göz
tansiyonu) milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığı olduğunu
belirten uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Ahmet Necdet Sezer
Uygulama Hastanesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Öztürk, Glokom’un birçok
hasta tarafından ancak ileri dönemde, belirgin görme kaybı ortaya
çıktığında fark edilebildiğini belirterek doktor tarafından düzenli
aralıklarla yapılan muayenelerin Glokom’un erken tanı ve tedavisi için en
iyi yol olduğunu ifade etti.
Bilgisayar Kullanırken Gözlere Dikkat
Doç. Dr. Öztürk, Glokom hastalığı ile ilgili
olarak şu bilgiyi verdi:
”Glokom’a bağlı görme kaybını engellemenin tek yolu erken tanıdır. Görme
alanında glokoma bağlı belirgin hasar olmadıkça hasta bu kaybın farkına
varamaz. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenelerinin ve gereğinde
görme alanı gibi ileri tetkiklerin yapılması önemlidir. Glokom dünyada
milyonlarca kişide görülen ve her insanda ortaya çıkabilecek bir
hastalıktır. Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma
riskini artırabilir. Glokom riskini arttıran faktörlerin başında da
ilerleyen yaş gelmektedir. 60 yaşın üzerindekilerde risk, 60 yaşın
altındakilere göre 6 kat fazladır.”
Çocukların da bu hastalığa yakalanabileceklerini ifade
eden Öztürk, çocukların göz tansiyonlarının normal olduğu sürece okula
başlamadan önce ve sonrasında 2 senede bir göz muayenesi yaptırılması
gerektiğini söyledi.
Öztürk, Glokom hastalığının düzenli kontrol altında
tutulmasıyla tedavinin başarılı olacağını sözlerine ekledi.
KAYSERİ (İHA) - Özel İbni Sina Sağlık Merkezleri Göz
Hastalıkları Uzmanı Dr. Ziya Alp Köse, bilgisayar kullanımının gözü
bozmadığını, ancak mevcut kırma kusurunun ortaya çıkmasına neden olduğunu
kaydetti.
Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme
kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesini, göz yorgunluğun olduğunu
belirten Dr. Ziya Alp Köse, “Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde yanma ve
batma, bulanık görme, kuruluk hissi, sulanma, kaşıntı, kızarıklık, gözleri
kısarak bakmak, odaklama zorluğu, çift görme, ışığa karşı hassasiyet, baş
ağrısı, boyun, sırt ve omuz ağrısı en çok görülen problemlerdir” dedi.
Bahsedilen yorgunluk belirtilerine sahip olan kişilerin,
ilk iş olarak göz muayenesi olması gerektiğini kaydeden Alp Köse, “Çünkü bu
belirtilerin en büyük nedeni, gözlerdeki kırma kusurudur. Miyopi,
hipermetropi, astigmatizma gibi kırma kusurlarının olup olmadığı
saptanarak, bunların gözlük camı veya lenslerle düzeltilmesi, bu konudaki
ilk aşamadır. Ayrıca, halen kullanılan gözlük camı veya lenslerin
numaralarının yetersiz kalması da, göz yorgunluğuna sebep olabilecektir.
Burada, halk arasında yaygınca inanılan yanlış bir görüşe değinmek ve
doğrusunu anlatmak yerinde olacaktır; bilgisayar kullanımı, insanların
gözlerini bozmaz. Ancak mevcut olan ve kişinin o ana kadar önemsemediği
veya bilmediği bir kırma kusurunun, belirtileriyle ortaya çıkmasına
aracılık eder. Çalışma koşulları çok aşırıya kaçmadıkça normal bir göz,
bilgisayar karşısında bozulmaz” diye konuştu.
Dr. Köse, görme bozuklukları belirtilerinin kişiye bağlı
sebepler dışında, çalışma ortamının şekline ve kişinin alışkanlıklarına
göre de değişiklikler göstereceğini belirtirken, bilgisayar kullanımında
dikkat edilecek noktaları ise şöyle özetledi:
“Bilgisayarın kullanıldığı ortamdaki ışık ve parıltı kaynakları ortadan
kaldırın. Güneş ışığından gelen dolaysız parıltıya, kullanıcının gözlerine
yöneltilmiş aydınlatma cihazlarına ve görüntü ekranındaki herhangi bir
yansımadan kaynaklanan dolaylı parıltıya karşı önlem alın. Kullanılacak
ışık kaynağının, arkadan, omuz hizasından monitöre veya çalışma masasına
düşecek şekilde ayarlamaya çalışın. Mümkünse masa lambaları yerine tavan
aydınlatması kullanın. Bütün bunlara rağmen parıltı kalıcı devam ediyorsa
ekran filtresi alınıp ekrana takılabilir. Daha koyu arka planlar üzerinde,
açık renkli puntoyla yazın (örneğin, mavi üzerine beyaz ya da yeşil üzerine
kahverengi). Büyük punto kullanın ve dağınık ekran görüntülerinden kaçının.
Çocuklara çalışırken dinlenme aralarını öğretin. Her bir saatlik bilgisayar
kullanımı için gözlerini, toplam on beş dakika dinlendirmelidirler.
Çocuklara sık sık göz kırpmalarını hatırlatın. Bilgisayar kullanıcıları,
normal olarak göz kırpmaksızın uzun süre sabit gözle ekrana bakma eğilimi
gösterdiğinden, göz sulanması azalır ve batma hissedilebilir. Eğer sorun
devam ederse, suni göz yaşı damlaları önerilebilir. Bilgisayar
kullanıcıları, ekrana göz hizasının yatay düzlemi altında 10-20 derece
açıyla bakmalıdırlar. Statik elektrikten toz birikmesini önlemek için,
antistatik spreyle ve pamuksuz bezle ekranı düzenli olarak temizleyin.
Çocuğunuz düzenli olarak bilgisayar kullanıyorsa, her yıl göz muayenesine
gitmesini sağlayın.”
Göz Tembelliğinde Tedavi Süresi
Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir
gözün yeterince görememesi şeklinde tanımlanabilecek bir durumdur. Göz
tembelliğine her 100 kişiden 3′ünde rastlanmaktadır.
Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilirse
tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet
göstererek erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmalarını sağlamaları
gerekmektedir. Acımadem Göz Hastalıkları Medikal Direktörü Doç. Dr Bozkurt
Şener, erken teşhis ve düzenli tedavi yapılırsa çoğu kez normal görmeye
ulaşabildiklerini belirterek, “9 yaş sonrasında yapılacak tedavinin faydası
yoktur. Katarakt gibi sebeplerle ortaya çıkan göz tembelliklerinde çok seri
davranmak gereklidir” dedi.
Göz tembelliği nedir?
Göz tembelliği erken çocukluk çağında ortaya çıkan ve bir gözün yeterince
görememesi şeklinde tanımlayabilecek bir durumdur. Göz tembelliğine her 100
kişiden 3′ünde rastlanmaktadır. Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit
edilirse tedavi edilebileceğinden ebeveynlerin bu konuda son derece
hassasiyet göstererek erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmaları
sağlamaları gerekmektedir.
Normal Görme Nasıl Gelişir?
Bebekler doğduklarında ancak belirli oranlarda görebilmektedirler.
(gözlerini kullandıkça görme potansiyelleri artmaktadır) İlk 9 yaş içinde
görme sistemi tam olarak gelişmekte ve daha sonra belirgin bir değişiklik
olmaktadır.
Eğer bir göz tüm düzeltmelere rağmen tam kapasiteli
göremiyorsa bu durum kişinin hayatında olumsuz bazı etkilere yol açar.
Mesela bazı mesleklerde (askerlik, pilot ) göz tembelliği olan kişiler yer
alamazlar.
Göz Muayenesi ne zaman yapılmalıdır?
Tüm çocukların ilk 1 yaşta ve 4 yaşına gelmeden önce herhangi bir sorunu
olmasa da mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmiş olması
gerekmektedir. Bu arada doğumdan itibaren hem ailenin hem de çocuk
doktorlarının bazı tespitleri ile gerekli hallerde çok erken dönemlerde de
göz muayenesi yapılabilir.
Neler göz tembelliğine yol açabilir?
Göz tembelliği gözlerin normal olarak kullanılmasını engelleyen her türlü
durumda ortaya çıkabilir. Çoğu vakada göz tembelliğine yol açan durumlar
kalıtsal olabilir. Özellikle ailesinde göz tembelliği olan çocuklar göz
doktoru tarafından mutlaka muayene edilmelidir.
Göz Tembelliğinin sebepleri nelerdir?
Göz tembelliğinin üç sebebi bulunmaktadır. Bunlar şaşılık, kırma kusurları
ve saydam olması gerekli göz dokularında bulanıklıktır. Bunları da açarsak:
Şaşılık: Gözleri paralel duruma getirildiği zaman görme
bulandığı için çocuk bir gözünü kullanmaz ve gözde tembellik oluşur.
Kırma kusurları: Mevcut olan yüksek kırma kusuru nedeni
ile bir göz diğerinden çok bulanık görmekte ise bu göz görsel gelişimini
tamamlayarak tembel hale gelmektedir. Görünüşte gözlerde herhangi bir
problem olmadığı için tespit edilmesi en zor olan göz tembelliği tipi
budur. Aileler çocukların gözünde bir kayma tespit ettiklerinde hemen
muayenesini sağlamakta ancak diğer durumlarda genellikle göz muayenesi okul
dönemine kadar gecikmekte ve bu durumda da çoğu kez geç kalınmış
almaktadır. Bu nedenle ilk 1 yaşta ve 4 yaş öncesi tüm çocukların şikayeti
olsun olmasın ,mutlak surette göz muayenesi olmaları gerekmektedir.
Saydam olması gerekli göz dokularında bulanıklık: Bu
durumun başında katarakt gelmektedir. Bu tip göz tembelliği en erken
gelişen göz tembelliğidir. Dolayısı ile her yeni doğanın mutlak bir göz
doktoru tarafından son derece kolay bir test olan kırmızı yansıma testine
tabi tutulması ve bir anormallik halinde acilen göz doktoruna muayenesi
gereklidir. Çünkü bu tip göz tembelliği çok erken ve çok narin olarak
gelişmektedir. Doğumsal katarak mümkün olan sen kısa zamanda cerrahi olarak
tedavi edilmelidir.
Göz Tembelliği Tanısı Nasıl Konulur?
Bu çoğu kez oldukça zor bir durumdur. Çünkü çocukların görme muayeneleri
3-4 yaş oldukça güçlü arz etmektedir. Daha küçük çocuklarda ve bebeklerde
sağlam gözün doktor tarafından elle kapatılması halinde tepkiyi
değerlendirmek gibi bir takım yöntemlerle göz tembelliği olan göz tespit
edilmeye çalışılır. İlk 1 yaş ve 4 yaş öncesi muayenede göz doktoru temel
olarak şunu yapar. Gözlerde herhangi bir kayma olup olmadığını muayene
eder. Daha sonra saydam ortamlarda herhangi bir bulanıklık olup olmadığına
bakar, göz bebeği damla ile genişletilerek, her iki gözün kırma değerleri
ölçülür. Burada önemli olan nokta özellikle bir gözde , diğerinin çok
üzerinde bir kırma kusuru olup olmadığıdır. Bunan dışında her iki gözdeki
yüksek kırma kusurları da dikkate alınır. Kırma kusuru muayenesi dışında
retina (görme zarı) ve optik sinir (görme siniri) muayenesi de yapılarak
muayene tamamlanır.
Göz Tembelliği nasıl tedavi edilir?
Göz tembelliği tedavinin esası zayıf gözün kullandırılmasına dayanır. Bu,
sağlam gözün özel bir bandajla haftalar bazen aylar boyunca kapatılması ile
yapılır. Önce gerekli olan reçete verilir. Çocuk bunu kullanmaya başlar ve
kapama tedavisi yapılır. Şaşılıkta eğer bir cerrahi müdahale yapılacaksa
genellikle önce göz tembelliği giderilmeye çalışılmalıdır. Ameliyat öncesi
belli bir dönem kapama tedavisi yapılır, ameliyat uygulanır, daha sonra bir
müddet daha kapama yapılmaya devam edilir. Aileler ne yazık ki kayma
ameliyattan sonra her şeyin yoluna girdiği düşüncesiyle kapama sırasında ne
gibi şeyler yapılması gerektiğini size açıklar. Bundan sonrası ise tamamen
sizin sabrınıza kalmıştır.
Az görme önlenebilir bir problemidir?
Başarıda en önemli nokta göz tembelliğinin tanı zamanıdır. Eğer erken
teşhis ve düzenli tedavi yapılırsa çoğu kez normal görmeye
ulaşabilmektedir. 9 yaş sonrasında yapılacak kapamanın herhangi bir faydası
olmamaktadır. Katarakt gibi sebeplerle ortaya çıkan göz tembelliklerinde
çok seri davranmak gereklidir. Erken bebeklik döneminde cerrahi ve kapama
tedavileri ile müdahale yapılmalıdır.
Göz Sağlığı İçin Bazı Öneriler
Kışın cilde, saçlara önem veriliyor. Cildin kurumaması ve
soğuktan etkilenmemesi için kozmetik ürünler kullanılıyor. Saçların
dökülmemesi ve kırılmaması için bakım yaptırılıyor. Ancak en hassas organ
olan gözlere ise gerekli özen gösterilmiyor. Oysa soğuk ve karlı havalar
gözleri de olumsuz etkiliyor. Zarar görmesinden en çok korkulan organ
olmasına karşın, gözle ilgili olarak neredeyse hiçbir koruyucu önlem
alınmıyor.
Acıbadem Göz Sağlığı Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op.
Dr. Gülbin Saltık kış aylarında konjonktivit, kuru göz gibi
rahatsızlıklardan kar körlüğüne kadar birçok tehlikenin kişileri
beklediğine dikkat çekiyor.
VİRÜSLER TEHLİKELİ
Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların arttığı bir gerçek. Virüslerden
etkilenen organlardan biri de göz. Özellikle üst solunum yolu
enfeksiyonlarının artış gösterdiği dönemlerde viral konjonktivitin görülme
sıklığı artıyor. Dr. Saltık konuyla ilgili şunları söylüyor: “Konjonktivit,
genel anlamıyla göz iltihabı demektir. Etkenlerine göre bakteriyel, virütik,
alerjik gibi değişik tipleri vardır. Adenovirüse bağlı konjonktivit, çok
kolay bulaşabilen bir hastalık olduğu için birdenbire ve salgın halinde
ortaya çıkabilir. Okullar, kalabalık iş yerleri bu açıdan risk altındadır.”
Hastalıktan korunmak için gözlerimizi sürekli oynayıp
kaşımamak, havlu, yastık kılıfı, mendil gibi kişisel eşyalarımızı ayırmak
ve başkalarının eşyalarını kullanmamak, özellikle çocuklarımızı bu konuda
eğitmek gereklidir. Ancak belirtileri tanıyarak, geç kalmadan hekime
başvurmak gerekiyor. Gözlerde sulanma, kızarıklık, çapaklanma, sulu ve
beyaz bir akıntı, ışıktan rahatsız olma başlıca belirtilerdir. Dr. Saltık,
semptomların alerjik konjonktivitle karıştırılabildiğine dikkat çekerek
şöyle devam ediyor: “Bu karışıklık sebebiyle hastalar yanlış ilaç
kullanabiliyor. Bu da iyileşme sürecinin uzamasına neden olur. Tedavide
hastalığın durumuna göre damla ve pomatlardan faydalanılmaktadır.
GÖZ KURULUĞUNU ÖNEMSEYİN
Kış mevsimi boyunca yeterli havalandırılmayan ofisler, sürekli yanan
kaloriferler, çalışan klimalar, bilgisayarlar gözün en büyük düşmanı.
Özellikle bilgisayarları yoğun olarak kullanan bankacılar, gazeteciler,
grafikerler, borsacılar, öğretmenler, öğrenciler göz kuruluğu riski ile
karşı karşıya kalıyorlar.Kuru göz rahatsızlığı, teknolojinin gelişmesiyle
paralel artış gösteren, gelişmiş toplumlarda sık görülen yaygın bir
rahatsızlık türüdür. Bu konuda Dr. Saltık şunları söylüyor:
“Kapalı ortam ve kaloriferler havayı bozan etkenlerdir.
Konsantrasyon gerektiren işlerde çalışanlar ise bilgisayar başında yeterli
sayıda göz kırpma işlemini gerçekleştiremezler. Bu iki etmen gözlerde göz
kuruluğuna sebep verir.”
Gözlerde batma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren
göz kuruluğuna karşı alınabilecek çok basit önlemler var. Ofisin
havalandırılması, ortam havasının nemlendirilmesi ve eczanelerden
rahatlıkla temin edilebilen suni göz yaşını gözün ihtiyacına ve
doktorunuzun önerisine göre kullanmak göz kuruluğunu gidermede etkili bir
yol.
KIŞIN DA GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ KULLANIN!
Yazın birçok kişi güneşin zararlı etkilerinden korunmak için güneş gözlüğü
kullanıyor. Kış geldiğinde de güneş gözlükleri çekmecelere kaldırılıyor.
Oysa bu son derece yanlış. Yaz, kış demeden güneş gözlüğü kullanma
alışkanlığını yitirmemek gerek. Dr. Saltık kışın göz ve göz çevresinin
soğuk ve kuru havalarda korunması gerektiği konusunda uyararak şöyle diyor:
“Göz kapağı ve göz çevresindeki cilt ince ve kırışmaya en
yatkın bölge olduğu için rüzgar, güneş ve karlı soğuk havalarda koruyucu,
UV filtreli uygun bir gözlükle hem göz sağlığımızı hem de göz çevremizi
korumuş oluruz. Ayrıca özellikle rüzgarlı havalarda gözümüzü kaçabilecek
bir yabancı cisme karşı da koruruz. Bu nedenle koruyucu tedbir almak adına
güneş gözlüğü kışın da kullanılmalıdır. Ancak kaliteli güneş gözlükleri
tercih edilmelidir. Yeşil, mavi gibi soft renkler seçilmeli, filtresinin
kaliteli olmasına dikkat edilmelidir.”
KAYAKÇILAR DİKKAT!
Kışın en çok tercih edilen spor dalı kayak. Çok keyifli bir spor dalı
olmasına rağmen özellikle göz açısından bazı tehlikeler içeriyor. Kışın
karlı havalarda kayak sporu yapanları saydam tabakanın kuruması ya da
enfeksiyonu gibi etkiler bekliyor. Dr. Saltık riskler hususunda şunları
söylüyor:
“Kuru hava, şiddetli yağış ve rüzgar kuru göz
rahatsızlığını tetikler ve kornea sağlığını olumsuz etkiler. Uzun süre
güneş gözlüğü kullanmadan kayak yapanlar ve dağcıları bekleyen bir başka
tehlike de güneşe bağlı sarı nokta hastalığıdır. Sürekli çıplak gözle kara
bakmak, kardan yansıyan UV ışınları nedeniyle , gözün makula( sarı nokta)
bölgesinde bozulmaya yol açarak görme kayıplarına dek varan hasarlara yol
açar. Bunun için de tek önlem koruyucu bir gözlük kullanarak kayak sporu
yapmaktır.”
Katarakt Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi
gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir. Zamanında müdahale
edilmezse göz tansiyonuna sebep olur ve geri dönülmez körlüğe kadar
götürür. İlaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi şekli, değişik mikrocerrahi
yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir.
Göz içinde, uzak ve yakın net görmemizi sağlayan ince
kenarlı saydam bir mercek (lens) mevcuttur. Gözün bu doğal merceğinin
çeşitli nedenlerle saydamlığını kaybederek bulanıklaşmasına katarakt adı
verilmektedir. Halk arasında göze perde indi şeklinde ifade edilir.
Göz merceği, gözbebeği ve irisin arkasında küçük, saydam
bir yapıdır. Gözün objektifi olarak nitelenen yapının bir parçasıdır.
Parlak ışınlar bu yapıdan geçerek ağtabakanın üstünde birleşip görüntüyü
oluştururlar. Göz merceği esnek olduğundan kavsi artabilir, buna bağlı
olarak odaklaşma uzaklığı da değişebilir. Değişik uzaklıklardaki nesnelerin
görüntüsünü her zaman ağtabaka üzerinde odaklayabilir. Çapı 10 mm,
kalınlığı 5 mm olan göz merceğinin iki yüzü de dışbükeydir. Göz merceğini
meydana getiren oluşumlardan birinin matlaşması görmenin engellenmesi için
yeterlidir.
Katarakt türleri perdeleşmenin lens içindeki yeri,
seviyesi, oluşum biçimi ya da yaşa göre değişiklik gösterir. Katarakt,
körlüğün en çok görülen nedenidir. Işığın sarı noktaya geçişini engellediği
için hasta göremez.
Nedenleri
Gözün saydamlığını kaybederek bulanıklaşması ve katarakt oluşumuna yol
açmasının nedenleri arasında;
-Lens içindeki protein birikimi
-Lensin yaşlanması
-Ailevi metabolik hastalıklar (şeker hastalığı vb.)
-Gebelikte ilaç kullanımı ya da anne adayının geçirdiği hastalıklar
(örneğin kızamıkçık)
-Hipertansiyon
-Glokom
-Göz yaralanması
-Gözlüksüz uzun süre şiddetli ışığa maruz kalmak en başta gelen sebepler
olarak sayılabilir. Lens, eski hücrelerin dışarı atılamadığı, zarla çevrili
kapalı bir organ olduğu için bu sebepler geri dönüşümsüz bir şekilde lensi
bulanıklaştırır. Böylece katarakt oluşur.
Kimlerde görülür?
60 yaşlarından sonra oldukça yaygın bir hastalıktır. Ancak bebekler dahil
olmak üzere her yaş grubu insanda görülebilir. Yaş ilerledikçe sıklığı
artar. Yaş faktörü lensin özel yapısı sebebiyle önemlidir.
Belirtileri:
-Bulanık görme
-Işık kamaşması
-Görüş azalması
-Çatallı veya çift görme gibi belirtileri vardır. Zamanında müdahale
edilmezse katarakt ilerler. Hasta ancak ışığı ve ışığın yönünü seçebilir.
Tedavi
Katarakt göz sağlığını ciddi anlamda etkiler. Ancak gözün diğer tabakaları
sağlam ise uygulanacak tedavi ile görme kabiliyeti tama yakın bir oranda
geri kazanılır.
Kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi
değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir. Cerrahi
müdahale ile bulanıklaşan göz merceği çıkarılır, gözün içine sentetik göz
merceği yerleştirilir. Bu sistem hastanın ameliyat sonrası gözlük
kullanmasına ihtiyaç bırakmamaktadır.
Tedavi yöntemleri
Tedavi yöntemleri son 10-15 yıl içinde büyük değişim göstermiştir. Bu
alanda; göz içi cerrahi, ameliyat mikroskopu, özel ince alet ve maddeler
yardımı ile büyük aşama kaydedilmiştir. Son yıllarda yaygınlaşan bir
yöntemle de birkaç milimetrelik yerden göz içine girilerek bulanık mercek
ultrason dalgaları ile eritilmekte ve yine katlanabilir akrilik lensler
yerleştirilmektedir. Kataraktın sadece lazer ile tedavisi mümkün değildir.
Lazer ameliyat sırasında, sadece bir aşamada kullanılabilir.
Bu yöntemlerin özelliği, hastanın yara yeri çok küçük
olduğu için daha kısa dönemde olumlu sonuç alınır. Yıllar öncesinden
bilinen kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği
inancı günümüzde artık geçerli değildir.
FAKO (fakoemülsifikasyon) nasıl bir tekniktir?
FAKOlu katarakt ameliyatında klasik cerrahideki gibi dikiş yoktur. Bu
nedenle de, halk arasında lazerli ya da dikişsiz yöntem olarak bilinir. Bu
teknikte, göze 3 mmden küçük bir kesiden girilir, lensin zarı yuvarlak
olarak çıkarılır, katarakt yani keşifleşmiş göz merceği ultrason dalgaları
veren bir cihaz ile sıvılaştırılarak emilir, yerine katlanabilir yeni göz
merceği yerleştirilir. Bu ameliyatta kullanılan mercekler dikişli katarakt
ameliyatında kullanılan merceklerden farklıdır.
FAKOlu katarakt ameliyatına hasta nasıl
hazırlanır?
Hasta muayenesi ile aynı gün ameliyata alınıp, ameliyattan sonra hemen
taburcu edilebilmektedir. FAKOlu katarakt ameliyatı olacak hasta,
ameliyattan kısa bir süre önce Bazı damlalar ile gözüne ön hazırlık
yapılır. Hasta daha sonra, ameliyathaneye alınır. FAKOlu katarakt
ameliyatına giren hastanın ameliyatı 15-20 dakika sonra bitmiş olur. Hasta
hemen taburcu edilir. Ameliyattan sonra da erken dönemde net görmeye
başlar. |