Halsizlik
: Bazı kimseler, aşırı
yorgunluktan, çalışamamaktan, baş ağrısından, sırt ağrılarından,
hazımsızlıktan veya huzursuzluktan şikayet ederler. Bu duruma tıp
dilinde debilite veya asteni denir.
Hararet
: Sıcak havada aşırı derecede
veya ateşli hastalıklar sırasında vücut kaybettiği suyu karşılayamayacak
olursa, hararet başlar.
Havale
: Vücut kaslarının ani ve
şiddetli olarak kasılması sonucu ortaya çıkan duruma havale denir.
Büyüklerde havale çoğunlukla sara nöbetleri sırasında görülür. Küçük
çocuklarda görülen havale, sinir sisteminin değişik nedenler karşısında
göstermiş olduğu bir tepkidir. Bu tepkiler de; kemik hastalıkları,
yüksek ateş, boğmaca, devamlı hazımsızlık, bağırsak şeritleri veya diş
çıkarmalardan kaynaklanabilir. Ayrıca bu duruma sinir sistemi veya
beyinde meydana gelen bir hastalık da neden olabilir. Havale geçiren
çocuğun gözleri sabit bir noktaya çevrilir, çenesi de kenetlenir.
Dudakları, yüz kasları, kol ve bacakları, önce şiddetli bir şekilde
kasılır, sonra da çırpınmaya başlar. Ağzından da köpük gelir. Bütün
bunlar bir iki dakika devam eder. Sonra bütün belirtiler kaybolup,
uykuya dalar. Hastalığın bir nedenini bulmak için mutlaka bir doktora
başvurmak gerekir. Bu arada çocuğu sessiz, loş bir odaya yatırmak,
elbise ve çamaşırlarını gevşetmek faydalıdır.
Hava yutma
: Tıp dilinde aerofaji diye
bilinen bu hastalık, genellikle asabi mizaçlı kimselerde görülür. Bunlar
yemek sırasında farkına varmadan hava yutarlar. Hava yutma, mide ve
bağırsak gazlarının oluşmasına yardımcı olur.
Hazımsızlık
: Sindirimin normal şekilde
olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık,
tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler,
yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya
sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli
veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü
hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir. Yemekten bir süre
sonra; midede şişkinlik veya yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek
ihtiyacı hissedilir. Kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde
halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya çarpıntı görülür. Tedavinin ilk
şartı; sıkıntı ve üzüntülerden sıyrılmaktır. Zararlı şeyler terkedilir.
Et yemekleri de mümkün olduğu kadar azaltılır. Haddinden fazla yemek
yenmez. Yemeklerden sonra soğuk su içilmez. Yemek aralarında acıkınca
süt ile birkaç galete yenir.
Hemofili
:
Kanın normal sürede pıhtılaşmaması şeklinde kendini gösteren, erkeklere
has bir çeşit kan hastalığıdır. Halk arasında kanama hastalığı denir.
Irsi bir hastalıktır. Doktor tedavisi gerekir. Bu hastalığa
tutulanların; az su içmeleri ve limon, portakal, kiraz veya ahududu
yemeleri tavsiye edilir. Ayrıca vücudun herhangi bir yerinde kanamaya
neden olabilecek davranışlardan da kaçınmaları gerekir.
Hıçkırık
: Solunum kasları ve özellikle
diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkar. Tıp dilinde singultus denir.
Nedenleri çeşitlidir. Basit hıçkırıklar; çoğunlukla mide gazı, sıcak ve
baharatlı yemekler, sinir bozukluğundan kaynaklanır. Ayrıca; bazı kalp,
karaciğer, bağırsak ve pankreas hastalıkları, zatülcenp veya zatürreede
de görülebilir. 3 saatten fazla süren hıçkırıklarda, doktora başvurmak
gerekir.
Horlama
: Horlamanın nedenleri
çeşitlidir. Derin bir uyku, sırt üstü yatmak horlamaya neden olabileceği
gibi; burun polipleri, burnun çarpık olması, burun iltihabı, burunda
ahtapot ve ağzı kapayamamak da neden olabilir. Yan yatarak uyumak, belin
tam ortasına küçük bir lastik top koyarak yatmak horlamayı önler. Bu
tedbirlerle geçmeyen horlamalarda, gerçek neden bulunup ona göre bir
tedavinin uygulanması gerekir.
Husye torbası şişliği
:
Husye torbası (erbezi) şişkinliklerinde; nedenin ne olduğunu araştırmak
gerekir. Bazı şişliklerde, husye torbasının görünüşü ışık geçirecek
kadar şeffaflaşır. Bazıları da ağrılı olur. Husyelerde, şişlik ile
birlikte ağrı da hissedilirse, iltihaplanma veya kanama ihtimali vardır. |