|
Kalp Yetmezliği
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ
Tedavinin zamanında başlamasını sağlamak ve hastalığın ağırlaşmasını
önlemek açısından başlangıç belirtilerim bilmek önemlidir.
Hastalık ani ve şiddetli bir güç harcandıktan sonra ortaya çıkabilir.
Önceleri belirtisiz seyreden hastalık, şiddetli güç harcanması sonucunda
dengelerin altüst olmasıyla belirti vermeye başlar. Ama genel olarak yavaş
ilerleyen hastalığın önceleri hafif olan belirtileri giderek şiddetlenir.
Sağlık durumu iyi olan bir kişi güç harcamayı gerektiren işleri başarıyla
tamamlayamaz. Hastalar soğuk havada bir merdiven çıkarken ya da yokuş
yukarı yürürken zorlanmaya başlarlar. Solunum zorlaşır ve hasta ya
adımlarım yavaşlatmak ya da durmak zorunda kalır. Bu durum önceleri hastayı
biraz şaşırtsa da, pek önem vermez, olayı bir anlık yorgunluğa bağlayarak
geçiştirir. Bundan sonra, uyarıcı bir başka belirti ortaya çıkar: Yorucu
bir günün sonunda ayak bileklerinde şişme (ödem) ortaya çıkar. Şişler hamur
kıvamındadır ve sabah saatlerinde kaybolur. Nefes darlığı ve şişme önceleri
hafiftir;
ileri dönemlerde ise çok şiddetli ve ağır bir tablonun gelişimine yol
açarak kalp yetmezliğinin en önemli iki belirtisin! oluştururlar. Daha
sonra tabloya eklenen morarma özellikle yüz, el ve ayakların kırmızı-mor
bir renk almasına yol açar. Zamanında tedavi edilmezse belirtiler giderek
şiddetlenir. Nefes darlığı artık basit hareketlerde de görülür;
ayaklardaki şişlikler giderek artar ve bacaktan yukarı doğru yayılır,
morarma da iyice belirginleşir. Kalp yetersizliğinin en ileri aşamasında
nefes darlığı dinlenme sırasında da görülür; şişme, bacakların dışındaki
bölgelere de, örneğin kama, erkeklerde cinsel organlara ve hatta göğse
yayılır; morarma ileri derecede yoğunlaşır.
Bu belirtilerle birlikte ikincil olarak, kalp astımı ya da akciğer ödemi
(akciğerlerde sıvı birikimi) görülür. Ani gelişen bu durum boğulmaya benzer
bir izlenim yaratan ciddi bir tablodur.
Belirtilerin nasıl ortaya çıktığım anlayabilmek için, yetersizlik halindeki
kalp ve dolaşım sisteminin hangi koşullar altında bulunduğunu açıklamak
gerekir. Kalp, içerdiği kanın tümünü pompalayamaz. Her kasılmada gerekenden
daha az miktarda kanı damarlara vererek daha az enerji harcar. Sonuçta
kanın dolaşma hızı giderek azalır ve morarma gelişir. Hastalığın ağırlığına
göre, kalbin pompalayamadığı az ya da çok miktarda kanın karıncık içinde
kalması sonucunda karıncık içi basınç artar. Bu basınçtan ötürü, dokulardan
gelen toplardamar kanının sağ karıncığa, akciğer toplardamarından gelen
kanın da sol karıncığa boşalması engellenir. Sonuçta büyük dolaşımın
toplardamar sisteminde basınç artışı ve ödemler ortaya çıkar. Küçük
dolaşımdaki basınç artışı ise akciğer ödemine ve nefes darlığına neden
olur.
Kalbin sağ, sol veya her iki
karıncığının; içindeki kanı, her vuruşunda muntazaman boşaltamaması
şeklinde ortaya çıkar. Üç şekilde görülür. Sol kalp yetmezliği
: Hastada nefes darlığı ve kuru öksürük vardır. Geceleri daha zor nefes
alır. Çarpıntı, baygınlık ve terleme görülebilir. Buna kalp astımı
adı verilir. Nedeni; aort veya mitral kapaklarının hastalanması veya
koroner rahatsızlığıdır. Sağ kalp yetmezliği : Hastanın ayak
ve ayak bilekleri şişer. Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur
kalır. El, ayak ve yüzde morarmalar; hazımsızlık ve iştahsızlık görülür.
Nedeni, mitral kapağı hastalığı, müzmin bronşit veya doğuştan olan kalp
hastalığıdır. Kaonjestij kalp Hastalığı : Sağ ve sol kalp
yetersizliği bir arada olduğu zaman görülür. Nedeni aort veya mitral
kapaklarının hastalanması, müzmin bronşit veya akciğer hastalıkları,
romatizma ve tiroid hastalıklarıdır. Aşağıdaki tavsiyelere uymak gerekir:
Sigara içmeyin. Yemeklere fazla tuz koymayın. Uykularınızı ihmal etmeyin.
İstirahat edin ama devamlı olarak yatmayın. Sinirlenmeyin, üzülmeyin, her
şeyi kendinize dert etmeyin.
astım
Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder, gerçekte
nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki küçük hava
borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses
çıkarır, ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grup nedenden kaynaklanır.
Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı kimselerde baş ağrısı ne kadar
tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o kadar doğaldır. Bazı kimseler, toz,
kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri şeylere karşı
hassastırlar. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklinde kendini gösterir.
Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması
yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol
açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek yapılacak ilk iştir.
Bazı kimselerde de, Had Bronşit sonucu astım krizi görülebilir. kalp
yetmezliği de astım krizine neden olabilir.
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir
hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını
kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu
görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Aç
karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar yemekten
1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı
hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. Şeker durumu Açken
Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130
mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit şeker hastalığı vardır. -
Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik
hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına,
tıp dilinde diabetes insipidus denir. - Şekerli Diabet :Pankreasın
salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker
hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir. Şeker hastalığını doğuran
nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı
kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar. Hastalığın başlangıcında çok
yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar
yapma yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür.
İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık,
aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza
zayıflığı, kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama
görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp
yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer
hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. - Diabetik
Koma :Daha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme
zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak
iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. - Şeker
Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma,
terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı
duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok
miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada
en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını
ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz
yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş
sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık
havada yürüyüşü ihmal etmemelidirl
HASTALIĞIN TEDAVİSİ
Kalp yetmezliği olgularında kullanılan oldukça etkili ilaçlar vardır. Bu
ilaçlar birçok insanın yaşamım kurtarmıştır. Bunların en önemlisi
dijitaldir.
Kalp yetmezliği hastaları için beslenmenin büyük önemi vardır. Öncelikle
alınan besin miktarı az olmalıdır. Hekimler ilk günlerde daha çok şekerli
su, portakal suyu, açık çay, sebze sulan gibi sulu besinler önerir. Alınan
besinler daha sonra aşamalı olarak artırılır ve günlük besinler birkaç
öğüne bölünerek verilir. Sindirim işlevi, kalbin yükünü önemli ölçüde
artırdığından besinlerin iyice çiğnenerek ve az miktarda alınma-sı gerekir.
Öncelikle yağlar önemli ölçüde kısıtlanmalıdır ve hekim gerekli görürse
ödemli olgularda tuz sınırlama-sı uygulanır. Beslenmede tuz sınırlama-sı
uygulandığında idrarla atılan su miktarı artar, ödemler kaybolur ve kalbin
yükü azalır. Kalp kası dokusunun oksijenlenmesini engelleyen sigara
bütünüyle kesilmelidir; kahveye izin verilebilir.
Hekimin önerilerin! düzenli olarak uygulayan ve ilaçlanm alan bir hasta
başanyia tedavi edilebilir. Tedavi başa-nlı da olsa, kalpte hastalık olduğu
unutulmamalıdır. Dolayısıyla kalp yetmezliğim ağırlaştıracak ağır bedensel
güç
harcamaktan kaçınmak gerekir. Gerekli önlemleri alan hasta uzun yıllar
yaşayabilir
|