|
Organ nakli
Kan damarlarındaki hangi hastalıklar için
nakiller tavsiye edilmektedir ?
Dacron ve Teflon eklemlerinden çeşitli hastalıklarda
yararlanılabilinmektedir. Aşağıdakiler bazılarıdır:
a. Bazı felç vakalarında, nedenin boyunda karotis
arterinde meydana gelmiş arteriosklerozdan ileri geldiği görülmüştür.
Birçok vakada boyundaki karotis arterin de, dar bir geçit kazılıp (en-darektomi)
buraya Dacron veya Teflondan bir ekleme yapılarak gayet faydalı sonuçlar
elde edilmiştir.
b. Birçok vaka.
vardır ki karındaki aortta (büyük ortadamar) ar-terioskleroz ile o derece
tıkanmıştır ki ayaklara yeterli derecede kan inememektedir. Bu gibi
hallerde karın bölgesindeki aort, Dacron veya Teflondan yapılmış tüp
şeklinde bir ekleme (graft) ile değiştirilebilinecek veya tıkanan damar
kazılarak bir yol açılacak ve yine bu maddelerden yapılan eklemelerden
yararlanılacaktır.
c. Birçok vaita
vardır ki, böbreğe inen ana arter, aterıoskieroz yüzünden daralmış ve bu
nedenle, yüksek kan basıncı meydana gelmiştir. Bu hallerde böbrek arteri
kazılarak genişletilir ve arter yolunu açık tutmak için bir ekleme
yapılır.
d. Kasıklarda veya
kalçalardaki damarların, arterioskleroz yüzün., den tıkanmasiyle, bacaklara
ve ayağa kan akımının tehlikeye girmiş olduğu birçok vaka görülmüştür. Bu
gibi hallerin bazılarında daralmış olan kan damarlarının Dacron veya
Teflon na-kiP::riyle, değiştirilmesiyle başarıya ulaşılmıştır. Bir kısım
operatörler dizdeki arteri geçerken Dacron veya Teflon eklemeleri yerine
canlı bir damar nakli yapmayı tercih etmektedirler.
e. Göğüste veya
karındaki aortdaki bir anörizmanın meydana gelmesi bir ekleme kullanılması
için en yaygın olan nedenlerden biridir. Bir anörizma bir arterin
zayıflamasıyie arter çeperinde bir yumrulaşma veya kabarmanın meydana
gelmesi demektir.
Buna bir çare bulunmazsa arter çatlayabilir ve hastanın
ölümüne neden olabilir. Bunu önlemek için aortun hastalanan kısmı yerine,
Dacrondan veya Teflondan yapılmış tüp biçiminde bir ekleme nakledilir. f.
Son yıllarda karın bölgesindeki bağırsakların büyük bir bölümünü besleyen
arterlerden bir kısmının arterioskleroz olabildiği görülmüştür. Bu
hallerde bunlara Dacron veya Teflon eklemeler yapıla bilinmektedir.
Nakledilecek organın vücut tarafından
reddedilmesi için ne gibi metotlara başvurulması gereklidir ?
a. Bir insandan
başkasına nakil yapılmadan iki tarafın dokuları dikkatle incelenir ve
benzerlik aranır. Benzerlik göstermiyen dokular nakledilmez.
b. İmuran gibi
kimyasal formüller hastaya verilir. Bunlar belirli bir süre için alıcının
antikorlarının yabancı dokulara veya organlara saldırmalarını önler.
c. Hastanın nakil
yapılacak kesimine büyük dozajda X ışınları uygulamanın da muayyen bir
süre için antikorların ve muafiyet yapılarının hareketsiz kalmasını temin
ettiği görülmüştür.
d. Bazı hallerde,
göğüs kemiğinin altındaki timüs guddesinin veya dalağın alınmasının da
antikorların faaliyetini engellediği görülmüştür. Böylece nakledilen organ
yaşama şansını bulabilmektedir.
e. Antilenfositik
globulin verilir.
f. Nakledilen
organın yaşayabilmesi ve tepki fenomenlerini durdurmak için yukarıda
yazılı tedavi usullerinin bir bileşimi ter-, tip edilerek nakil yapılan
kişiye verilmektedir.
Bir kişiden başkasına yapılan
nakillerde nakledilen organ ve dokular her zaman yaşar mı ?
Ne yazık ki hayır. Bunun nedeni de her insanın kan
akımında antikor ve muafiyeti olan yapıların olmasıdır. Bunların görevi
vücudu yabancı cisimlere karşı korumaktır. Bu yabancı yapılar genellikle
bakteriler, virüsler ve çoğunlukla enfeksiyon yoluyle veya normal doku
barikatlarını aşan hareketsiz zerreler olarak vücuda girmektedirler.
Ayrıca bir yaralanma izi veya yaradan da, bu yabancı cisimler insan
vücuduna girebilmektedir. Ev sahibinin vücudu her yabancı maddeye
gösterdiği korunma tepkisini nakledilen doku ve organlara da
göstermektedir. Ve vücuttaki koruma hücreleri, çok kez nakledilen dokuları
er geç yok etmeyi başarmaktadır. |