|
Sigara
Sigaranın zararları
Sigaranın Gebelik Dönemindeki Zararları
Hamilelikte içilen sigara;
1-Bebekte fiziksel ve beyin gelişimini engeller
2-Doğumda ve doğum sonrası hastalık ve ölümlerin artmasına sebep olur
3-Bebeğin rahim içi gelişimini engeller
4-Erken ve ölü doğum yapma riskini arttırır
5-Sigara içen annelerin bebekleri, sigara içmeyen annelerin bebeklerine
oranla boyları 1-4 cm daha kısa, kiloları 200-300 gr. daha azdır.
6-Bebeklerin erken doğum sıklığı artar
7-Doğum sonrası bebek ölümleri daha fazla görülür
Sigara içen annelerin çocuklarında, anne karnında
yeterli oranda oksijen olmamasına bağlı olarak zeka geriliği
görülebilmektedir.
Sigaranın Diğer Zararlı Etkileri
Mide kanserli kişilerin %85’i sigara
içicileridir
Sigara ülserde kullanılan ilaçların etkisiz hale gelmesine neden olmaktadır
45 yaş altında görülen kalp damar hastalıkları ölümlerinin %80’i sigaradan
meydana gelmektedir
35-59 yaşları arasındaki sigara tiryakilerinde kalp-damar hastalığı
nedeniyle oluşan ölüm riski oranı, içmeyenlere göre 3.5 kat daha fazladır
Erkeklerde cinsel arzuda azalma, erken boşalma ve iktidarsızlık, kadınlarda
ise cinsel soğukluğa neden olmaktadır. Bunların yanında;
Vücutta zararlı kolestrolu arttırır, iyi kolestrolu ise azaltmakta
Sinirlerde tahribata yol açmakta
Konsantrasyonu bozmakta
Uykusuzluğa neden olmakta
Görme bozukluğa ve hafıza gerilemesine sebep olmaktadır.
Bronşit hastalığına yakalananların %95’ini sigara
içenler teşkil ediyor.
Sigaranın Solunum Sistemi
İle İlgili Zararları
Gırtlak kanserli kişilerin
%95’ini sigara içenler oluşturmaktadır!
Solunum Sistemi İle İlgili Zararları:
Faranjit (Boğaz iltihabı)
Larenjit (Gırtlak iltihabı)
Bronşit (Bronşların iltihabı)
Astım (Nefes darlığı)
Gırtlak kanseri (Sigara içenlerde, sigara içmeyenlere
oranla 10 kat fazla görülmektedir.)
Akciğer kanseri Sigara içme süresi ve bir günde içilen
sigara sayısı ile beraber artış göstermekte, sigarayı bırakmakla
azalmaktadır. Dünyada artan akciğer kanserinin %90’nından sigara
sorumludur.
KANSER: Sigara Akciğer kanserlerinin haricinde tüm
kanserlerin %30’uyla ilişkili olduğu bilinmektedir.
Akciğer kanserinin haricinde, sigaranın, başlıca neden olduğu
kanserler: Ağız, gırtlak, yutak, yemek borusu kanserleridir.
Oluşumuna katkıda bulunduğu kanserler: Mesane, böbrek,
pankreas kanserleridir.
İlişkili olduğu kanserlere ise mide, rahim mesane ve böbrek prostat
kanserleri sayılabilir.
Sigara içenlerin grip, nezle, soğuk
algınlığına yakalanma oranı, sigara içmeyenlere göre % 60 daha fazladır.
Sigaranın İçinde Bulunan
Diğer Zehirli Maddeler
Amonyak:
Temizlik malzemelerinde bulunur.
Angelica root extract: Kansere yol açar.
Aseton: Oje temizleyicisi olarak kullanılır.
Arsenik: Zehir olarak kullanılır.
Asetik Asit: Asit etkisi gösterir.
Benzen: Boya ve kauçuk maddelerin yapımında kullanılır.
Bütan: Hafif sıvılarda bulunan zehirli bir gazdır.
Fenol: Dezenfektan olarak kullanılır.
Karbonmonoksit: Zehirli gazdır.
Kadmiyum: Pil yapımında kullanılır.
Siyanür: Öldürücü zehirdir.
DDT: Yasaklanmış bir böcek zehiridir.
Ethyl Furoate: Öldürücü bir maddedir.
Kurşun: Yüksek miktarda alınırsa zehirlidir.
Formaldehid: Kimyasal maddedir. Kadavra koruyucudur.
Methoprene: Zehirli bir maddedir.Böcek zehiri olarak
kullanılır.
Megastigmatrienone: Kimyasal bir maddedir.
Metanol: Roket yakıtı olarak kullanılır.
Maltitol: Diyabetik tatlandırıcıdır.
Naftalin: Zehirli maddedir. Güve ilacı olarak kullanılır.
Metil isocyanate: Zehirli bir maddedir. Hindistanda 2000
kişinin ölümüne neden olmuştur.
Polonyum: Kanser yapıcı radyoaktif bir maddedir.
Toluene: Endüstriyel çözücüdür
Sigaranın İçinde 4.000
Çeşit Zehirli Madde Bulunmaktadır
Bu maddelerden bazılarını şu
şekilde sıralamak mümkündür;
Nikotin ve alkaloidler: Küçük dozda uyarıcı, yüksek dozda
felç edici etki gösteren, aynı zamanda bağımlılık yapan bir maddedir.
Solunumu ve kalbi hızlandırır, çarpıntılara neden olur.
Katran: İçerisinde çok sayıda kanser yapıcı madde vardır.
Nitrozaminler: Kanser yapıcıdır.
Arsenik: Kanser yapıcı ve ani ölümlere sebep olan çok
kuvvetli zehirdir.
Polonium-209-210: Radyasyon yayması nedeniyle kanser
yapıcı özelliği mevcuttur. Ayrıca vücut direncini düşürür ve hastalıklara
meyili arttırır.
Kükürt: Kanser yapıcıdır. Sigara dumanının koyu rengini
verir.
Karbonmonoksit: Karbonmonoksit zehirlenmelerine sebep
olabilir. Kandaki oksijen miktarının azlığına bağlı olarak kansızlık
belirtileri ortaya çıkarır. Kişilerde nefes darlığı, iştahsızlık,
sinirlilik ve ellerde titreme gibi bulgular görülür. Karbondioksit: Sigara
içenlerin kanında içmeyenlere göre 2-15 kat daha fazladır Nefes darlığı
bulgularını ortaya çıkarır.
Siyanhidrik asit: Dünyadaki kan zehirlerinin en
şiddetlisidir.
Sigara Neden Zararlı?
Tütün kullanımı yaklaşık 200 yıl öncesine kadar gidiyor.
İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Sigaranın
zararları 1950’li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki
yıllarda yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına gerçekten zararlı
olduğunu ortaya çıkardı. Sigara dumanında sağlık açısından zararlı yüzlerce
(bu sayı abartılmamıştır) madde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse,
bunların en çok bilinenlerinden birkaç tanesi ; amonyak, terebentin,
kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, formal, hidrojen
siyanür, radon, polenyum, deterjanlar…
Bunların bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve sigaranın sarıldığı
kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine
konserojen maddeler arasındadır.
Kalıp - Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan maddeler ise
nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp artışlarını hızlandırır,
tansiyonu yükseltir, kan pıhtılaşmasını arttırır. Yani kalbin yükünü ve
oksijen ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan zehirli
bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen ile birleşerek kanda
bulunan oksijen miktarını düşürür. Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene
gereksinimi artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi çok
daha zorlaşır.
Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış
hastalıkları şöyle sıralıyalım: Ağız kanserleri, sindirim sistemi
kanserleri, solunum sistemi kanserleri, akciğer hastalıkları, kalp ve damar
hastalıkları, ülser, mesane kanseri.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 1 milyar 100 milyon
insan sigara içiyor. Erkekleri %47si, kadınların %12’si sigara tiryakisi.
Ayrıca, son yıllarda sigara içen kadınların sayısında nispeten daha fazla
bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu da dünyaya yeni gelecek nesillerin
sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son rakamlara göre, dünyada yılda 3
milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmektedir.
Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek gerekiyor. Örneğin;
akciğer kanserinin sigaraya bağlı olarak meydana geldiği heryerde
söyleniyor. Fakat siz daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir
tanıdığınızın hiç sigara içmediğini biliyorsunuz ve uzmanların biraz fazla
abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması şöyle: Akciğer kanserinin 4
türü vardır; hatta bunların da alt grupları vardır. Bunların içinde sigara
kullanımı ile doğrudan ilgili olanlar (%60) zaten en sık görülen kanser
türleridir. Sigara ile ilgisi olmayan ise, çok daha az oranda görülen bir
kanser türüdür.
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre günde 20
sigara’dan fazla içenlerin %40’ı, daha emeklilik yaşına gelmeden
ölmektedir. Oysa sigara içmeyenlerde bu oran %15’dir.
Bir de pasif içici kavramı var. Sigarayı içen kişi, eğer
filtreli sigara içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı maddenin geçişini
engelleyebilir. Halbuki sigaranın ucundan havaya karışan duman hiçbir
süzgeçten geçmediği için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz
kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike altındadır. Ayrıca
unutmamak gerekir ki, sigarayı içen kişi de havaya yayılan bu dumanı yine
solumaktadır. Sigara içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve zatürre
gibi solunum yolu hastalıklarına daha sık yakalanırlar. Pasif içici
olduklarından akciğer kanseri açısından risk grubundadırlar ve ileride
sigara içmeye daha çok eğimli olurlar.
Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu sonuçlar ve alınan
tedbirler sonucunda sigara kullanımı %50 ye varan oranlarda azaltılmıştır.
ABD, İngiltere, Kanada bu konuda başarılı ülkeler arasındadır.
Öte yandan, aynı zamanda sigara üreticisi olan bu
ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri pazarlarını büyütme çabası
içindedirler.
Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi
olumlu gelişmeler olur?
20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye
çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu
düzelir. Cilt kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre
gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum
riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye
iner.
Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara
içmeyenlerin düzeyine iner.
Aynı evde yaşayan küçük cocuklar ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına
yakalanma riski azalır.
Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler
nelerdir?
Sigaraya bağlı bir hastalığın ortaya çıkması.
Fiyatın pahalı gelmesi.
Sigaranın zararları hakkındaki yayınlar.
Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.
Kapalı yerlerde sigara içiminin yasaklanması.
Gelişmiş ülkelerde sigaranın zararları hakkındaki
yazılar, sigaranın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili olmaktadır; ancak,
bizim insanımızı bir hastalığın ortaya çıkması daha çok etkilemektedir.
Örneğin, kalp krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların
sigarayı bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.
Sigarayı bırakma yolları nelerdir?
Akupunktur,
Grup Terapisi,
Hipnoz,
Kişisel çaba ile bırakma,
Farmokolojik tedavi.
Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadıkları tipik
kaygı ve sorunlar nelerdir?
Sigarayı azaltmak mı, tamamen bırakmak mı? Yoksunluk belirtilerinin daha
uzun sürmesine neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Sigara
miktarı yine arttırılır.
Ara ara sigara içmek: Vücuda tekrar nikotin etkisini hatırlatır. Zamanla
düzenli olarak içmeye dönüşür. Halbuki sigara içilmemesine alışmak daha
kolaydır.
Çevre baskısı: Sigarayı bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta tekrar
içmeye zorlanır. Bu, sigara içenlerin bir kişiyi daha kaybetmelerinden
kaynaklanan ilginç bir psikolojik durumdur. Ancak kısa bir zaman içinde
arkadaşlarınız da sigara içmediğinizi kabullenip sizi rahat
bırakacaklardır.
Katran ve nikotin düzeyi düşük (light) sigara içmek: Bu durumda genellikle
günlük sigara adedi arttırılarak eski nikotin düzeyi tutturulmaya
çalışılır. Zaten “tehlikesiz sigara” yoktur.
Sorumluluğu başkasına yıkmak: Çoğu kişi sevdiği birisi onu desteklemezse
sigarayy bırakmaktan kaçar. Hatta deneyip de başarısız olursa başkasını
suçlar. Oysa sigarayı bırakmak öncelikle kişisel bir sorundur, mutlaka
kendinize güvenmeyi başarmalısınız.
Şişmanlama korkusu: Gerçekte sigarayı bırakanların sadece 1/3’ü kilo alır
ve bu fark gerçekte 3-4 kg. kadardır. Bundan daha fazla alınan kilolar
kendine güvensizlikten kaynaklanan, sigarayı elde ve ağızda tutmak
alışkanlığının yerini alan, abur cubur atıştırma alışkanlığıdır. Oysa,
gerçekte sigarayı bırakmaktan dolayı ilk günlerde açılan iştah, kısa bir
süre sonra normale döner.
Yoksunluk belirtileri: Şiddetli nikotin arayışı, gerginlik, kızgınlık,
huzursuzluk, sinirlilik, uyku kalitesinin bozulması, iştah artışı ve
benzeri belirtiler olabilir. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini
onardığını gösterir. Örneğin, öksürük ve balgam artışı, solunum
yollarındaki titrek tüylerin zehirli maddeleri atmak için görevlerini
yerine getirmeye başlamasından kaynaklanır. Yoksunluk belirtileri sigara
bırakanların 2/3’ünde görülür. Belirtiler, ilk 72 saat içinde şiddetlidir.
7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar.
Evde İçilen Sigaranın Çocuk Sağlığına
Etkisi Nedir?
Kullanılmış sigara dumanı, yanan bir sigaradan çıkan ve
sigara içenin dışarı verdiği dumanın bir karışımıdır. Çevresel Sigara
Dumanı (ÇSD) olarak da bilinir ve kendisine has kokusuyla kolaylıkla
tanınır. ÇSD havayı kirletir ve elbiseler, perdeler ve mobilya üzerine
siner. Çoğu kişi ÇSD yi nahoş, rahatsız edici ve gözlerle burnu tahriş
edici bulur. Daha önemlisi tehlikeli bir sağlık tehdididir. ÇSD içinde 4000
in üzerinde farklı kimyasal madde tespit edilmiştir ve bunların en az 43
tanesi kansere sebep olur.
Çevresel Sigara Dumanına Maruz Kalma Sık mıdır?
Amerika Birleşik Devletlerinde yetişkinlerin yaklaşık %26 ’sı sigara
içicisidir ve beş yaş altındaki çocukların %50 si ila %67 si en az bir
yetişkin sigara içicisinin oturduğu evlerde yaşamaktadırlar. Bu rakam
ülkemizde daha fazladır.
Kim Risk Altında?
ÇSD herkes için tehlikeli olmasına rağmen, fetuslar, bebekler ve çocuklar
üzerinde daha büyük bir etkisi vardır. Bu olay ÇSD’nin; akciğer, beyin gibi
gelişmekte olan organlara zarar vermesiyle gerçekleşir.
Etkileri
Cenin ve yenidoğanda
Anne, cenin ve plasentada kan akımı, hamile her sigara
içtiğinde değişir. Ne var ki uzun dönemde bu değişikliklerin sağlık üzerine
olan etkileri bilinmemektir. Bazı çalışmalar hamilelik sırasında sigara
içiminin yarık damak-dudak gibi doğumsal bozukluklara sebep olduğunu
göstermiştir.
Sigara içen anneler daha az süt üretir ve bebeklerin
doğum ağırlığı daha düşüktür. Annelerin sigara içmesi 1 ay- 1 yaş
arasındaki ölümlerin ana sebebi olan ani bebek ölümü sendromuyla
ilişkilidir.
Çocuk akciğer ve solunum yolları
ÇSD ye maruz kalma tüm yaşlarda çocuk akciğer verimi ve fonksiyonunu bozar.
Çocukluk astımının hem sıklığını hem de şiddetini arttırır. Kullanılmış
sigara dumanı sinüzit, rinit (nezle), kistik fibroz, öksürük ve geniz
akıntısı problemlerini alevlendirir. Çocuklarda soğuk algınlığı ve boğaz
ağrısı sıklığını da arttırır.
İki yaş altındaki çocuklarda ÇSD bronşit ve zatürre
olasılığını arttırır. Gerçekten, ABD’de Çevre Koruma Ajansının 1992 deki
bir çalışması, ÇSD’nin 18 ay altındaki çocuk ve bebeklerde her yıl 150. 000
ila 300. 000 alt solunum yolu enfeksiyonuna sebep olduğunu söylemektedir.
Bu hastalıklar 15. 000 hastane yatışı ile sonuçlanıyor. Yarım paket ve daha
fazla sigara içen ebeveynlerin çocuklarının solunum yolu hastalığı
nedeniyle hastaneye yatma riski neredeyse iki katına çıkar.
Kulaklar
ÇSD ye maruz kalma çocuklarda hem kulak enfeksiyonu sayısını hem de
hastalık süresini arttırır. Solunan duman burun arkasını orta kulağa
bağlıyan östaki borusunu tahriş eder. Bu orta kulaktaki basıncın
eşitlenmesini bozan şişme ve tıkanıklığa ve sonuçta ağrı, sıvı birikimi ve
enfeksiyona yol açar. Kulak enfeksiyonları çocuk işitme kayıplarının en sık
sebebidir. İlaç tedavisine yanıt vermediğinde kulağa tüp takılması gerekir.
Beyin
Hamilelik sırasında ve sonrasında sigara içmiş annelerin çocuklarının
sigara içmeyenlerin çocuklarına göre hiperaktivite gibi davranış
bozuklukları olması daha olasıdır. Okul performansında ve entellektüel
başarıda orta dereceli bir bozulma gösterilmiştir.
Kullanılmış sigara dumanı kansere sebep olur.
Çocuğunuzun gelişmesinde ÇSD’nin nasıl zarar verdiğini
okudunuz ama ÇSD nedeniyle gelişme riskinin ev dışı kanser sebebi kirlilik
nedenlerine göre yaklaşık 100. 000 kat daha fazla olduğunu biliyor
muydunuz? ÇSD’nin her yıl 3. 000 den fazla sigara içmeyenin akciğer
kanserinden ölmesine neden olduğunu biliyor muydunuz? Bu gerçekler herkes
için oldukça alarm vericiyken çocuğunuzun kullanılmış sigara dumanına maruz
kalmasını şimdi durdurabilirsiniz.
Ne Yapabilirsiniz?
Sigara içiyorsanız, bırakın. Gerekirse doktorunuza danışın . Bırakmanıza
yardımcı olacak bir çok farmakolojik ürün mevcuttur.
Ev sakinlerinden içen varsa bırakmasına yardım edin. Eğer bırakamıyorlarsa
onlar ve ziyaretçilerden evin dışında içmelerini rica edin.
Arabanızda sigara içilmesine izin vermeyin.
Çocuğunuzun okul ve kreş ortamlarının dumansız olduğundan emin olun. |