|
Ç
Çadırkuşağı (çadıruşağı)
: Maydanozgillerden; özsuyu hekimlikte kullanılan bir bitkidir. Böceklerin,
gövdesine açtığı, deliklerden özsuyu sızar. Zamk gibi yapışkan olan bu
maddeyle yakı yapılır.
Faydası : Kan ve lenf
damarlarını genişletir. Ağrıları dindirir. Müzmin ve mikrobik hastalıkların
tedavisinde kullanılır.
Çakaleriği (prunus spinosa)
: Bir çeşit eriktir. Ağacı bodurdur. Çiçekleri beyazdır ve yapraklarından
önce çıkar. Meyvesi yuvarlak ve yeşildir. Tadı buruktur. Çiçekleri; Mart ve
Nisan aylarında toplanıp, kurutulur.
Faydası : İshali keser, mide
ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Ateşli hastaların kalbini
kuvvetlendirir. Terletir ve vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını
sağlar. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Anne sütünü artırır.
Çamağacı (pinus) :
Birçok çeşidi olan bir ağaçtır. Kozalakları ilk yıl kapalıdır. İkinci yıl
açılıp, kurur ve ağacın dibine düşer. İlaç yapımında; tomurcuğu, palamutu,
kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır.
Faydası : Balgam söktürür.
Müzmin öksürüğü keser. Kolay doğum yapmayı sağlar.
Çamfıstığı (pinus pinea)
: Çam kozalaklarının içinden çıkarılır. Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba
kaşığı kadar yaklaşık 25 gram'dan fazla yenilmemelidir.
Faydası : Bronşit, verem,
akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Cinsel istekleri
artırır, ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.
Çarkıfelek
(fırıldakçiçeği) : Çarkıfelekgillerden; çiçekleri tekerlek biçiminde,
sarmaştığı için duvar kenarlarına ve kameriyelere ekilen bir çeşit süs
bitkisidir. Hekimlikte yapraklarının üst kısımları kullanılır.
Faydası : Çarpıntıyı keser.
Yüksek tansiyonu düşürür. Spazmları çözer. Uyku verir.
Çavdarmahmuzu (claviceps
purpurea) : Çavdar ve ona benzeyen bitkilerin çiçeklerinde üreyen
parazit bir mantarın kışı geçirmek üzere aldığı mukavemet şeklidir. 10-35
milimetre uzunluğunda, 2-5 milimete genişliğindedir. Dışı siyahımsı-mor; içi
pempemsi veya morumsu beyaz renktedir. Tadı yoktur. İçinde ergotin denilen
zehirli bir madde vardır. Ev ilaçlarında kullanılmamalıdır.
Faydası : Damarları daraltıcı
özelliğinden ötürü hekimlikte kullanılır.
Çay (transtraemiaceae)
: Çaygillerden bir ağaçcıktır. Yapraklarında tanen, legumin, esans ve
teofilin vardır. Tesirli maddesi, teindir. Çay yaprakları fermantasyondan
sonra kavrulursa siyah, önce kavrulursa yeşil çay elde edilir.
Faydası : Aşırı miktarda
olmamak şartıyla içilecek olursa bedeni ve zihni yorgunluğu giderir.
Sinirleri uyarır. Mide tembelliğini giderir. İdrar söktürür. İshal ve
dizanteriyi keser. Damar kireçlenmesini önler. Damar sertliği, kalp
yetersizliği, kan kanseri, guatr, nefrit, kolera ve bağırsak hastalıkarında
koruyucu ve tedavi edicidir.
Haddinden fazla içilecek olursa çarpıntı, göğüs anjini,
sinir bozukluğu, baş ağrısı, sıkıntı, mide bulantısı, el titremesi ve
uykusuzluğa sebep verir. Şişmanlar, kalp, sinir, mide ve karaciğer
hastaları, romatizma ve nikristen şikayet edenler, böbreklerinde kum veya
taş olanlar, kabızlık ve yüksek tansiyondan yakınanlar, üremi veya
albüminüri olanlar mümkün olduğu kadar az çay içmelidirler.
Çemen (çimen) :
Baklagiller familyasından sarımsı beyaz çiçekli 20-40 santimetre boyunda,
bir yıllık, otsu bir bitkidir. Tohumlarında, müsilaj, uçucu ve sabit yağ,
trigonellin vardır.
Faydası : Balgam söktürür.
Göğsü yumuşatır. Vücuda rahatlık verir. Şehvet artırır.
Çıbanotu (Veronica officinalis) : Germenlerin yaşadığı bölgeleri ele
geçiren Romalılar, topraklarına çok bağlı bu insanlardan, en çok değer
verdikleri şifalı bitkiler olarak, çıbanotunu tanımışlar. O zamanlar ona,
tüm hastalıkların ilacı deniyordu. Yavşanotu diye de anılan çıbanotu, kuru
toprağı sever. Ormanlarda, ağaçların kesilmiş olduğu yerlerde, çitlerin
diplerinde, hendeklerde, yol ve orman kıyılarında yetişir. Toprağın üstünde
yatan tüylü ve sürüngen sapındaki, kenarları dişli yaprakları gümüş gibi
parlar. Başını yukarı doğru kaldırmış olan çiçek başağındaki çiçekler, açık
mavi-menekşe rengidir. Yapraklar, dokunulduğunda, saptan kolayca ayrılırlar.
Çiçeklenme zamanı Mayıstan Ağustos’ a kadardır. Üstünde çiçeklerin açmış
olduğu, sap bölümü toplanır. En etkili olan bitkiler, orman kıyılarında ve
meşe ağaçlarının altında yetişenleridir.
Faydası : Bu geleneksel
bitki, kan temizleyici olarak çok aranır ve taze ısırgan otu yaprakları ile
birlikte kullanıldığında, kronik egzamaları iyileştirir. Rahatsız edici
yaşlılık kaşıntılarında, çıbanotu hararetle önerilir. Zayıf ve duyarlı
kişiler, sindirimi de uyaran bitkiyi, hafif bir mide ilacı olarak rahatlıkla
kullanabilirler. Mide de sümüksel salgı birikimi ve bağırsak rahatsızlıkları
da onunla tedavi edilebilir. Şu konuyu önemle belirtmek isteriz ki, ruhsal
sürmenajlardan kaynaklanan sinirlilik halleri tedavisinde bitki olağanüstü
iyileştirici güçlere sahiptir. Kereviz kökü ile karıştırılarak alındığında,
sinir yorgunluklarını ve melankoliyi ortadan kaldırır. Hatta, mesane kumu,
romatizma ve gut ile ilgili organ ağrılarını da, çıbanotu büyük bir
başarıyla tedavi edebilir. Kuru bronşiyal nezlelerde de aynı biçimde gerçek
mucizeler yaratır. Göğüs hastalıklarına karşı kullanılan çay için yapılan
bitki harmanı ise, ciğerotu, öksürükotu yaprakları, dar yapraklı sinirli ot
ve çıbanotundan eşit oranda harmanlanarak hazırlanır. Bu çay, bal ile veya
haşlama suyunda eritilmiş nöbet şekeri ile tatlandırılabilir. Çiçeklenme
zamanında da, kronik deri hastalıklarında ve her şeyden önce egzamada
önerilen, taze bitki özsuyu hazırlanabilir. Bu sudan günde yarım tatlı
kaşığı alınır. Çıbanotunun, iltihaplı ve zor iyileşen yaraları
iyileştirmedeki başarısı, eski bitki kitaplarında da önemle öne çıkarılır.
Onu, özellikle baldır kemiği üstündeki inatçı yaralar için de öneririm.
Yaralar, önce, bitkinin kaynama suyuyla iyice yıkanıp temizlenir. Daha
sonra, gece için, taze demlenmiş çaya batırılmış bir kompres yaranın üstüne
uygulanır ve yara sıcak kalacak biçimde örtülüdür. Romatizma ve gut hastası
olanlar da, kendileri kolayca hazırlayabilecekleri, etkili çıbanotu
tentürünü denemelidirler. Bu tentür dıştan friksiyonlarla (ovarak sürme),
içten ise günde 15 damla, biraz suyla inceltilerek kullanılır.
Çıfıtotu (kokarsedefotu)
: Sedefotugillerden, çayırlarda ve hendek kenarlarında yetişen zehirli bir
bitkidir. Yaprakları geniş, çiçekleri küçük ve sarı renklidir. Çiçekleri
dallarının dışına çıkmış demetler şeklindedir. Keskin bir kokusu vardır.
Acıdır. Kullanırken, tavsiye edilen dozu aşmamak gerekir.
Faydası : Kalp çarpıntılarını
giderir. Mide ağrılarını dindirir. Zeytinyağı ile kavrulduktan sonra
çıbanların üstüne konulacak olursa, olgunlaştırır.
Çınarağacı (platanus)
: Çınargiller familyasından; 30 metreye kadar boy salan, gövdesi kalın, uzun
ömürlü, koyu gövdeli bir ağaçtır. Hekimlikte kozalakları ve yaprakları
kullanılır. Birçok çeşidi vardır.
Faydası : Kadınlarda görülen
beyaz akıntıyı keser. Diş ve vücut ağrılarını dindirir. Saç kepeklerini
giderir.
Çiğdem (mahmurçiçeği)
: Zambakgiller familyasından türlü renklerde çiçekler açan zehirli bir kır
bitkisidir. Çiçekleri Ağustos-Eylül aylarında açar. Rengi sincabidir.
Hekimlikte soğan kısmı, çiçekleri ve tohumu kullanılır. Etkili maddesi "colcihine
alkoloidi"dir. Birçok çeşidi vardır.
Faydası : İdrar söktürür.
Kabızlığı giderir. Tavsiye edilen dozdan fazla kullanılmamalıdır.
Çilek (kocayemiş) :
Gülgillerden sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitkidir. Yemişi pembe
renkli olup, kokuludur. Birçok çeşidi vardır.
Faydası : Vücudu
kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. İdrar söktürür ve karında biriken suyu
boşaltır. Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur. Mide
ve bağırsak tembelliğini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Yüksek tansiyonu
düşürür. Bağırsak kurtlarını döker. Safra ifrazatını arttırır ve safra
taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer kifayetsizliğini ve
şişliğini giderir. Ateşi düşürür. Dişdibi taşlarını eritir. Cilde tazelik ve
güzellik verir. Damar sertliği, mafsal iltihabı, romatizma, ve nikriste de
faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanlar suyunu
içmelidir. Alerji yapabilir.
Çirişotu (sarızambak)
: Zambakgillerden, beyaz çiçekli bir bitkidir. Kökündeki yumrulardan çiriş
yapılır. Nisan - Temmuz aylarında çiçek açar.
Faydası : Kadınlarda görülen
beyaz akıntıyı keser. Memeli basuru tedavi eder. Mafsal ağrılarını dindirir.
İdrar ve adet kanı söktürür. Saçkıran tedavisinde de kullanılır.
Çitlembik (celtis) :
Karaağaçgiller familyasından; 70 kadar türü olan bir çeşit sakız ağacının
meyvesidir. Çitlembik ağacının meyveleri mercimekten az büyük ve buruk
fıstık tadındadır. Hekimlikte meyvesi, yaprakları, tohumları ve sakızı
kullanılır.
Faydası : Ayak terlemelerini
keser. Yaraları tedavi eder. Böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı olur.
Mide ağrılarını dindirir. Öksürüğü keser.
Çitsarmaşığı (convolvulus
sepium) : Uzun ömürlü, 1-5 metre boyunda sarılıcı bir süs bitkisidir.
Haziran - eylül aylarında çiçek açar. Kökü, oldukça uzundur. Yaprakları
gövde üzerinde sarılmış vaziyettedir. Hekimlikte kök ve yaprakları
kullanılır. 30 kadar türü vardır.
Faydası : Kabızlığı giderir.
Çivitağacı (indigo) :
Baklagiller familyasından; 1,5 metre kadar boyunda, bodur ağaç veya
ağaçcıktır. Afrika, Asya, Amerika ve Avusturalya'da yetişir. Çiçekleri pembe
ve beyazdır.
Faydası : Yapraklarından
çivit çıkarılır.
Çivitotu (lsatis tinctoria)
: Turpgiller familyasından 1 metre kadar boyunda, çok yıllık otsu bir
bitkidir. Önasya ve Avrupa'da kireçli ve taşlı topraklarda yetişir.
Çiçekleri sarıdır.
Faydası : Çivit mavisi
renginde boya elde edilir.
Çobançantası (çobankesesi)
: Turpgillerden, bir çeşit yaban bitkisidir. Meyveleri, torbaya benzer.
Yaprakları rozet şeklinde olup, demet görünümündedir. Çiçekleri beyazdır.
Yaz aylarında toplanıp, kurutulur.
Faydası : Böbrek kum ve
taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Ağrıları giderip, vücuda rahatlık
verir. Burun kanamalarını durdurur.
Çoban düdüğü
(meyhaneciotu) : Lohusagillerden, nemli yerlerde yetişen, uzun ve yeşil
yapraklı bir bitkidir. Sapları sivri, kısa ve parlaktır. Çiçekleri de çana
benzer. Hekimlikte kökü kullanılır.
Faydası : Kabızlığı giderir.
Çoban püskülü (ilex
auifolium) : Çobanpüskülügillerden; hekimlikte yaprakları kullanılan bir
bitkidir. 300 kadar türü vardır.
Faydası : Ateşi düşürür,
terletir ve vücuda rahatlık verir.
Çöp-i çini (smilax) :
Çinde ve Hindistan'da yetişen Smilax China adlı bitkinin köklerinden ve
dışkabuklarından ayrılmış risomudur.
Faydası : Ateşi düşürür,
terletir ve vücuda rahatlık verir.
Çöpleme (boynuzotu) :
Düğünçiçeğigillerden bir çeşit bitkidir. Birçok çeşidi vardır. Akçöpleme
denilen çeşidi; uzun yapraklı, geniş ve güzel çiçekli zehirli bir bitkidir.
Boyu 1-1,5 metre kadardır. İçeriğinde A ve B vitaminleri vardır. Hekimlikte,
kökü kullanılır.
Faydası : Ağrıları dindirir.
Yüksek tansiyonu düşürür. Ev ilaçlarında kullanılırken, tavsiye edilen dozu
aşmamak gerekir.
Çörekotu (siyah susam)
: Düğünçiçeğigillerden; susam iriliğinde siyah tohumları olan bir çeşit
bitkidir. Güzel kokuludur. Hamurişlerine çeşni vermek için kullanılır.
Yurdumuzda 12 türü vardır.
Faydası : İştah açar. Vücuda
kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını
söker. Koklanacak olursa; baş ağrısını keser. Nezle ve sara hastalığında
tütsü yapılır. Suyu ile sivilcelere pansuman yapılır.
Çöven (sabunotu) :
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpüren, kir temizleyici bir
bitkidir. Helvacılıkta, ağdayı ağartmak için de kullanılır. Kökü, büyük ve
kalındır. Dışı, hafif kırmızımtıraktır. Çiçekleri; pembe, beyaz olup, salkım
şeklindedir. Köklerin dövülmesinden çöven elde edilir.
Faydası : İdrar söktürür.
Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. Kusturur ve balgam söktürür.
Cilt hastalıklarında da faydalanılır. Temizleyici olarak da kullanılır.
Çuhaçiçeği (baharçiçeği)
: Çuhaçiçeğigillerden; sık çiçek açan bir süs bitkisidir. Kökü kırmızı;
yaprakları sarıdır. Çiçekleri ise; koyu sarı renkte olup, çuha gibi
kıvrıktır.
Faydası : İdrar ve balgam
söktürür. Vücuda rahatlık verir. Sinirleri yatıştırır. Rahat uyku sağlar.
Yarımbaş ağrılarını dindirir.
Çürdükotu (çördekotu)
: Dallı, budaklı, yaprakları sivri ve ayva biçiminde bir çeşit bitkidir.
Çiçekleri mavi renkte olup, dikenlidir. Çiçeklerinin tozu; sarı veya
sarımsıdır. Tadı acıdır.
Faydası : İdrar söktürür.
Hazımsızlık ve mide zafiyetini giderir. Kulunç ağrılarını keser. Zayıf
çocukların gelişmesine yardımcı olur. |