|
G
Gelincik (poppy) :
Yazın kırlarda yetişen ve gelincikgillere örnek olarak alınan bir çeşit
çiçekli bitkidir. Çoğu kırmızı renklidir. Yaz aylarında toplanıp, gölgede
temiz bir kağıt üzerine serilerek kurutulur. İçeriğinde rheadine vardır.
Kokusu hoş değildir. Tadı da acıdır.
Faydası : Nefes darlığı,
astım, bronşit ve göğüs nezlesinde rahatlık sağlar. Boğmacayı keser. Kan
tükürme ve kan kusmayı keser. Uykusuzluğu giderir. Yanıkları iyileştirir.
Yılancık da faydalıdır.
Gezağacı (fraxinus ornus)
: Ege ve Akdeniz'in sahil kısımlarında yetişen bir çeşit dişbudak ağacıdır.
Sarı boya elde etmekte ve kudret helvası yapmakta kullanılır.
Faydası : İdrar söktürür ve
kabızlığı giderir.
Ginseng (Panax) :
Ginseng’in botanik ismi olan "Panax", Yunanca "tam iyileşme" anlamına gelen
"panacea" kelimesinden türetilmiştir. Ginseng’in tüm şifalı bitkiler
içerisinde en etkili adaptogen (strese karşı direnci artıran bir ajan)
olduğu düşünülür. Ginseng, fiziksel aktiviteleri ve vücut direncini artıran
bir bitkidir ve fiziksel ve mental (zihinsel) dayanıklılığı artırır.
Ginseng’in uzun bir süreden beri, özellikle erkeklerin üretkenliğini,
erkeklik hormonu (testesteron) ve sperm miktarını, cinsel gücünü ve dolaşım
sistemlerini (özellikle prostata karşı) olumlu bir şekilde etkilediği de
bilinmektedir. Ayrıca o, erkeklerde aşırı stres ve yorgunluktan kaynaklanan
performans düşüklüğünü de gidermektedir. Ginseng’in kadınlar üzerindeki
beynin hafıza (bellek) merkezlerini uyarıcı etkisinin bulunması ise yenidir.
M.S 1. yüzyıla ait bir Çin metnine göre; Ginseng, zihni güçlendirici, irfan
ve bilgeliği artırıcı bir şifalı bitki olarak tanımlanmakta ve düzenli
kullanımının yaşam süresini artıracağı belirtilmektedir. Kırmızı Kore
Ginseng ise Uzakdoğu ülkelerinde 2000 yıldan fazla bir süredir kullanılmakta
olan geleneksel şifalı bitkiler içerisinde en yaygın olanıdır. Ayrıca
Uzakdoğu insanları arasında gizemli bir bitki olarak büyük bir ün ve şöhrete
sahiptir. Çoğu insan Ginseng’in kuvvet verici bir tonik ve çeşitli
hastalıklara karşı bir koruyucu olduğuna inanmaktadır.
Faydası : Çin kaynakları;
Kırmızı Kore Ginseng’inin kalp, akciğer, sindirim sistemi organları, ve
böbrekler üzerinde oldukça etkili bir tonik etkisine sahip olduğunu
yazmaktadır. Kırmızı Kore Ginseng; karaciğeri, alkol tüketiminin, toksik ve
çeşitli hastalıkların etkisinden korumaktadır. Araştırmalar, Kırmızı Kore
Ginseng’inin stresi azaltıcı ve hatta yok edici etkileri olduğunu ortaya
koymuştur. Stres, depresyon veya diğer sert ve olumsuz koşullar altındaki
vücut metabolizmasını koruyan bir tonik etkiye sahiptir. Şeker hastalığının
iyileşmesine yardımcı olur ve kandaki şeker, lipit ve kolesterol seviyesini
düşürür. Tümör hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatır ve hatta engeller.
Anemiye (kansızlık) karşı iyi gelir ve özellikle kanser hastalarında görülen
kandaki bazı eksiklikleri giderir. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve
kalp-damar sistemi üzerinde olumlu etkisi vardır.
Gözlükotu (gözotu) :
Kırlarda kendiliğinden yetişen bir çeşit bitkidir. Yaprakları dantela
şeklindedir. Çiçekleri; ufak, beyazımtırak, mavi ve kırmızı benekli olup,
yapraklarının ortasındadır. Çiçekleri, yaz aylarında toplanıp, kurutulur.
Faydası : Göz nezlesi ve göz
iltihaplarını iyileştirir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir.
Greyfurt (altıntop) :
Turunçgiller familyasından; bahçelerde yetiştirilen bir ağaç ve meyvesidir.
Meyvesi, portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı hafif acımsı ve
ekşidir. İçeriğinde C vitamini vadır.
Faydası : İştah açar.
Karaciğerin normal çalışmasını sağlar. Safra ifrazatını arttırır. Hazmı
kolaylaştırır. İdrar tutukluğunu giderir, bol miktarda idrar söktürür.
Vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atar. Kanı temizler. Bedeni ve
zihni yorgunluğu giderir. Felç ve kanamaları önler. Akciğer ve göğüs
hastalıklarında faydalıdır.
Gül (rosa) :
Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğidir. Bir çok çeşidi vardır.
Bunlar; kokusu, rengi, şekli, iriliği ve ufaklığı bakımından birbirinden
ayrılır. En çok görülen çeşitleri; sarı gül, van gülü, yediveren gülü,
Yabani gül ve Şam gülüdür. Pembe gülün taze çiçeklerinden gülsuyu ve gül
esansı elde edilir. İçeriğinde geraniol, rodinol, eugenol, citronel ve
feniletilalkol vardır. Hekimlikte çiçeklerinin renkli yaprakları kullanılır.
Bunlar, gonca halindeyken toplanıp, sıcak bir yerde kurutulur ve ışık
almayan kutularda saklanır.
Faydası : Antiseptik olarak
kullanılır. İshali keser. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Göz
kanlanmaları ve göz nezlelerinde faydalıdır. Ayrıca krem ve parfümeri
sanayiinde kullanılır.
Gül Ağacı : Birçok türü olan
gül çiçeklerin sultanıdır denilebilir. Orta güneşli, killi-kumlu ve kırmızı
toprakları çok sever. Yediveren, Bodur, Sadberk, Sarmaşıktır. Güllerinin
sürekli canlı olması için yanmış çiftlik gübresi ile diplerinin her
ilkbaharda gübrelenmesi gerekir. Daldırma ya da çelikle üretilir. Bunları
dikme zamanı hemen ilkbahar öncesinde ve don tehlikesinin ortadan kalktığı
günlerde başlar. Ancak toprağın Sonbahar'da derin işlenmiş olması gerekir.
Fidanlar için 40 cm civarında derinlikte kazılacak çukurlar birbirinden 1
metre uzaklıkta olmalıdır. Fidan dikiminde çukur açarken üstten çıkan
toprağa biraz yanmış gübre ile karıştırıp alta, alttan çıkan toprağı da üste
vererek yapılır hafif sıkıştırarak can suyu verilir. Güllerde en çok,
yaprakları ve gövdeyi pudralanmış sarmaya başlayan bir mantar hastalığıyla,
yapraklara dadanan afitlerin (yaprak biti) verdiği zararlar görülür. Tarım
ilaçları satılan yerlerde gerekli ilaçları bularak mücadele yapmak
mümkündür. Şifası, sağlıklı yetişen güllerin yaprakları, dalları, taze ya da
gölgede kurutularak saklanan çiçekleridir.
Faydası : Ağız yaralarında;
uygun bir kavanoza 1 litre su, 50 gram taze gül çiçeği yaprağı konularak,
güneşte 1 hafta bekletilerek gerektiğinde kullanılabilecek çok yararlı bir
gargara ilacı elde edilir.
Çabuk kızaran, ya da yorgunluktan yaşaran gözler için; gül
fidanlarının taze yaprakları ve körpe dallarını aynı ölçüde suyla kaynatarak
elde edilen sıvıyı bir pamuğa sürerek yapılan banyo iyi gelir.
Bulantı için; taze ya da kurutulmuş 40 gram gül çiçeği yaprağı, 1
litre suda haşlanır. Ara sıra birer kahve fincanı içilirse kişiyi
rahatlatır.
Öksürük için; bulantıdaki gibi hazırlanan çayın içilmesi kişiyi
rahatlatır.
Güzellik için; 1 ölçü vazelini, hazır satılan 3 ölçü gül suyu ile
iyice karıştırıp hazırlanacak losyon, eldeki çatlakları giderir. Elleri
güzelleştirir.
Gülhatmi (althaea rosa)
: Ebegümecigillerden; yaprakları geniş ve yuvarlak, çiçekleri büyük ve türlü
renklerde olan bir süs bitkisidir.
Faydası : Balgam söktürür.
Vücuda rahatlık verir nezle ve öksürükten kaynaklanan şikayetleri giderir.
Boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarını tedavi eder. Bağırsak iltihaplarını
giderir.
Günlük (buhur) :
Tropik bölgelerde yetişen sığala ağacından elde edilen reçinedir.
Faydası : Nefes darlığını
giderir, vücuda rahatlık verir Tütsü olarak kullanılır.
Gümüşdüğme (Tanacetum
parthenium - Chrysanthenum parthenium) : Gümüşdüğme, 20-60 cm
yükseklikte, kuvvetli kokulu ve otsu bir bitkidir. Yaprakları parçalı,
parçalar seyrek ve tüylü olup; kapitulumlar dalların ucunda 5-30 çiçekli
kümeler halinde toplanmıştır. Kapitulumlar 13-22 mm çapında, kenardaki
çiçekler dil biçiminde ve beyaz, ortadakiler tüp şeklinde ve sarı renklidir.
1980’lerin başında bitkinin taze yaprakları bazı Avrupa ülkelerinde migren’e
karşı (Günde 2-3 taze yaprak ekmek içine konularak veya bal ile ezilerek
yemek suretiyle) kullanılmaya başlanınca, modern herbalisler, bazı
üniversiteler ve klinikler bir dizi araştırmaya başladılar. 1980’lerin
başlarından itibaren yapılan bu bilimsel araştırmalar migrene karşı pozitif
sonuçlar verince Gümüşdüğme binlerce yıldan sonra tekrar ilgi çekti.
Gümüşdüğme bitkisinin etken maddesi olan parthenolid’lerin, ağrıyı ileten
prostoglandin’leri ve migreni tetiklediğine inanılan serotonin hormonunun
üretimini engellediği, kılcal damarlarda platelet (kanın pıhtılaşmasını
sağlayan küçük hücreler) oluşumunu azalttığı bu araştırmalar neticesinde
bulunmuştur.
Faydası : Yapılan çalışmalar
Gümüşdüğme’nin migren’in sıklığını ve şiddetini göstermektedir. Ek olarak
migren’e eşlik eden bulantı, baş dönmesi ve depresyon gibi semptomlarda da
bir azalma gözlenmiştir.Gümüşdüğme’nin migren’e karşı etkisini hissedebilmek
için birkaç ay (1-2 ay) düzenli kullanımı büyük önem taşımaktadır. Yakın
zamanda İngiltere’de yapılan bir araştırmada ise Gümüşdüğme’nin içeriğinde
temel yağlar, flavonoid glikozitler, pinen türevleri ve kostik asit’e ilave
olarak yeni bir flavonol olan ve tanetin adı verilen anti-inflammatuar
(anti-inflammatory) etkili bir madde bulunmuştur. Bu etkisinden dolayı söz
konusu bitki İngiltere’de romatoid artrit veya artrit (Arthiritis-mafsal-eklem
iltihabı) tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. (Bu çalışma
Phytochemistry dergisinin Ocak 1995 baskısında yayımlanmıştır.)
Güvercinkökü (jatrorrhiza
palmata) : Jatrorrhiza palmata adlı bitkinin köküdür. İçeriğinde
kolombin ve barberin denilen maddeler vardır. Tadı acıdır.
Faydası : İshali keser.
İştahı açar. Mideyi kuvetlendirir. Fazla kullanıldığı takdirde, mide ve
bağırsaklara zarar verir.
Güveyfeneri (gelinfeneri)
: Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen bir çeşit bitkidir.
Çiçekleri pembe-beyazdır. Yemişleri kiraza benzer. Terkibinde C vitamini
vardır. Lezzeti acımtıraktır. Meyveleri Eylül - Ekim aylarında toplanıp,
kurutulur.
Faydası : İdrar ve ter
söktürür. Karında toplanan suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine
yardımcı olur. Sarılıkta da faydalıdır.
Güzelavratotu (belladon)
: Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen 180 santimetre kadar
boyunda, birkaç sene yaşayan nahoş kokulu bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi
yuvarlak ve siyah renktedir. İçeriğinde Atropin vardır. Zehirlidir. Ev
ilaçlarında kullanılmaması gerekir.
Faydası : Hekimlikte ağrıları
dindirmek için kullanılır. Mide ve bağırsak hastalıkları, astım, beyin
hastalıkları, kalp hastalıkları ve sinir hastalıklarında kullanılır.
|